Çengelköy, Istanbul

SAGALASSOS

Burdur Sanayi Sitesinde, Şişçi Hasan’ın yerinde köfte ve kadayıflarımızı yedikten sonra yola devam ettik. Ağlasun’a gitmek istiyoruz. Geçerken Burdur’un meşhur haşhaş helvası ve cevizli ezmesinden alıyoruz.

Yeşilbaş köyüne gelince Ağlasun için sola döndük, yol çok virajlı.

Ağlasun’dan geçtiğimiz kısacık bir an, bana burasının oldukça gelişmiş bir yer olduğunu düşündürttü. Çok modern giyimli ve araba kullanan kadınlar, kızlar keyifle gülümsememe yol açtı. Bir meslek yüksek okulu var. Kalacak apartlar bulunuyor. Bu arada Park ve bahçelerin İş Bankası tarafından bakıldığını öğreniyoruz.

Ağlasun’a gelince, Sagalassos’a ulaşmak için 7 kilometrelik yolu tırmanmaya başladık.

Yol çok virajlı olmasına rağmen asfalt yapılmış.

      

Nihayet Sagalassos’a ulaşıyoruz. Akdağ yamaçlarında, denizden 1700 metre yüksekte, antik kentteyiz.

Girişte bizi bir levha karşılıyor.

                      

Müthiş bir bilgi ve sergi sarayı yapmışlar. Önce bu merkezi ziyaret ederseniz, antik kenti daha bilinçli ve bilgili geziyorsunuz.

Burada yapılan çalışmaların nihai amacı, yapıları ilk günkü görünümlerine kavuşturmak ve bu muhteşem Roma kentine yeniden hayat vermek.

      

 

Bilgi ve tanıtım merkezinde, isteyenlerin Sagalassos ile ilgili bir hatıra edinebilmeleri için,  Dösim’ in bir hediye otomatı bile bulunuyor. Çok hoş bir uygulama.

Sagalassos, diğer antik kentlerin aksine, ovada değil dağlarda kurulmuş. İnsanın aklı almıyor doğrusu. Burayı nasıl inşa etmişler?

Sagalassos, Pisidia bölgesinin Roma imparatorluk döneminin en önemli şehri. M.Ö. 6500 yıllarından itibaren yerleşim olduğu sanılıyor. Ne yazık ki, güvenlik nedeni ile, tüm bu dağların tepelerinde inşa edilmesine rağmen, M.Ö. 333 yılında Büyük İskender bu şehri ele geçirmiş.

“Doruktaki şehir” anlamına geldiği de söyleniyor. Bulutların arasındaki şehirde, konutlar, hamam, kireç ve metal fırınları, agoralar, tiyatro, Neon kütüphanesi, Helenistik çeşme, seramik üretim merkezi, meclis binası, kilise, heroon tapınak ve Cladius kapısı bulunmakta.

Sagalassos, terk edildiği günden günümüze kadar en iyi korunmuş antik yerleşimlerden biri. Neredeyse tüm eserler yerli yerinde ve 1200 kilometrekarelik bir alana yayılmış durumda.

                

 

               

 

Dolaştıkça hayranlığımız artıyor Sagalassos’a.

Sagalassos’ un kapanma saati yaklaşırken, üzülerek ayrılık vaktinin geldiğini anladık.

Gişedeki memurun karısının dağlardan topladığı ada çayı ve kekikler de bize ilaç gibi geldi.

En azından eve dönerken buralardan bir tat, bir koku götürüyor olacağız.

 

 

 

İlgili Yazılar

Yorum Yaz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.