Çengelköy, Istanbul

GEMİLER KOYU

Sabah 07.20 de yola çıktık.

Hafta sonu olduğu için etraf çok kalabalık oldu. Bize de buralardan kaçmak düştü.
Yolda kullanma suyumuzu doldurup, tuvaletimizi boşalttık.

Üzümlü köyüne uğramaya karar veriyoruz. Bir arkadaşımız çok güzel taş evlerden oluşan bir köy  olduğundan bahsetmişti.

Daha önce de yazmıştım, biz bu geziyi yaparken bir taraftan da kendimize yaşayacağımız bir yer bakıyoruz. Önceleri bu iş için araba ile geziyorduk, şimdi de karavan ile yer araştırması yapıyoruz.

Üzümlü Köyü tepede, çok uzaktan Patara’ ya bakıyor.
Köy bizim beklediğimiz gibi değil. Evet taş evler var ama, bu evler köyü oluşturmuyor. Köy çok iç karartıcı.

Neden biz bu kadar estetik duygusundan yoksun bir milletiz. Şimdiye kadar bir tek güzel bir köy görmedim. Hep aynı bakımsız, zevksiz, kasabalaşmış köy dokusu.
Bağımsız tek tek taş evler var ama çok dağınık durumda. Pazarı varmış o gün. Gözleme alıyoruz.

Yola devam…

Kaputaş Plajında mola veriyoruz.

    

Yukarıdan çok güzel gözüküyor. Birer kahve içip, manzaranın keyfini çıkarıyoruz.

Yine yollardayız.

  

Gemiler Koyu‘ na gitmeye karar veriyoruz.

Daha önce buraya tekne ile gelmiştik.

Hatta karaya çıkıp Af Kule Manastırı‘ na tırmanmıştık.

Şimdi ise bir de karadan görmek istiyoruz.

    

  

Burayı özel bir şirkete vermişler.

Araba 10.- ayrıca kişi başı 5 .-
Otobüs 50.-
Karavan için ise 80.- istiyorlar.

Duş ve tuvaletleri kullanmak istemediğimizi söylesek bile, istedikleri ücretten vazgeçmediler.
Etraf inanılmaz kirliydi. Nereleri temizliyorlar açıkçası anlayamadım. Girmekten vazgeçip geri dönüyoruz.
Keşke hiç gelmeseydik. Büyük bir hayal kırıklığı oldu bizim için.Tekne ile geldiğimizde, çok güzel günler geçirmiştik burada.

Dönüşte Kayaköy‘den geçiyoruz. Burayı daha önce karış karış gezmiştik. Bu sefer durmuyoruz.

    

    

Hisarönünden geçiyoruz. Orman kenarında durup karnımızı doyuruyoruz.

Biraz daha gidelim bakalım ne göreceğiz?

 

Yorum Yaz