Çengelköy, Istanbul

KATRANCI KOYU

Nihayet saat 18.00 gibi Katrancı Koyuna geldik.

Maalesef burası da özel bir işletmeye verilmiş. Girişte günlük olarak 36.- ödüyoruz.

İçeriye girdiğimiz zaman buranın çadırlardan kurulmuş bir kasaba olduğunu görüyoruz.

Adeta savaş veya deprem zamanları kurulan bir çadır kent.

En öndeki bölüm, deniz kıyısı günübirlik piknikçilere ayrılmış.

Bizi çadırların arasından, mümkün olduğu kadar ön tarafa alıyorlar.

    

Aslında bunlara çadır da denemez. Oldukça yerleşik bir düzene geçilmiş görüntüsü var.
Çadırların, çekme karavanların önlerine verandalar yapılmış. Etrafları branda ile çevrilmiş. Kocaman buzdolapları çadırlar arasında. Tepelere TV antenleri yerleştirilmiş.

İnsanlar uzun süredir burada yaşıyormuş gibi bir hali var etrafın.

Bize ayrılan yere yerleşiyoruz. Elektriğe bağlanıyoruz. Piknik masalarından birini biraz yanımıza çekip, kendi masamız haline getiriyoruz. Günlük piknikçiler gidince etraf oldukça sakinleşiyor.
Geride neredeyse koca bir çadır ordusu olmasına rağmen neredeyse hiç gürültü yok.
Etrafta koşturup, bağırıp çağıran çocuklar bile yok. Gece uzun bir aradan sonra ilk defa TV seyrediyoruz.

    

 Sabah deniz harika.
  
Kapıdaki görevliler ile konuşunca, gerçek anlaşılıyor. Bu koyu kiralayanlar, burayı bölüm bölüm yıllık olarak kiraya veriyorlarmış. Kiralanan yerin büyüklüğüne göre değişse de, yıllık kira 3.000.- civarındaymış. Genellikle de  emekliler burada yaz-kış yaşıyorlarmış.
Yukarıda kalanların uyması gereken kurallar sıralanmış durumda.
Yürüyüşe çıkıyoruz.
    
    
Yan yana 2 koy var burada. Bu 2 koyu da çok hoş bir yürüyüş yolu ile birleştirmişler. İkinci koy tamamen plaj olarak düzenlenmiş.

Bunlar da plaj kuralları.

  
Şu anda kapalı olmasına rağmen, yazları açık olan bir market var.

Duşlar ve bulaşık yıkama alanları da mevcut.

Genel olarak temiz ve iyi düzenlenmiş bir alan.

Sahilde çok hoş taşlar var. Hemen topluyorum.

Zaten genellikle her yerden taş toplarım. Bunları da çeşitli şekillerde kullanırım.

    
Ertesi gün  öğleden sonra yağmur başladı. Karavanda oturmaktansa yola çıkmaya karar veriyoruz.
Biz toparlanıp çıkana kadar saat 16.00 oldu.
Ve çok ilginç bir şey oldu. 

Kapıdaki görevliye yağmurdan dolayı bugün çıkış yapmak istediğimizi anlatınca, bizden bugünün parasını almadı.

Gerçekten şaşırdım. Demek ki böyle tavırlar da olabiliyormuş.

Açıkçası yazın civcivli günlerinde nasıl olur bilmem ama, bu mevsimde buraya tekrar gelinir bence.

Yorum Yaz