Çengelköy, Istanbul

KIZIL AVLU VE BERGAMA EVLERİ

Çok yakın arkadaşlarımızla beraber Bergama’ dayız.

Bir lokantada oturup meşhur Bergama köftesi ve çığırtma yemek istiyoruz.

Çığırtma aslında bizim her zaman yaptığımız patlıcan – biber kızartmasının üzerine sos dökülmüş hali gibi. En büyük özelliğinin odun ateşinde yavaş yavaş pişmesi olduğunu öğreniyoruz.

Köftenin özelliği ise, asla sarmısak konmaması ve ekmek içi yerine un ile yoğurulması imiş.

Gerçekten lezzetli, keyifle mideye indiriyoruz.

    

Yemekten sonra Kızıl Avlu’yu gezmek üzere yürümeye başlıyoruz.

    

Müze giriş ücreti kişi başı 5.-

Ekşi Sözlükten alıntılar eşliğinde biraz bilgi vermek istersek:

Berrgama’nın nedense biraz arka planda kalmış en etkileyici tarihi eserlerinden biridir.
çünkü Pergamon akropolisindeki Hellenistik dönem yapıları daha çok ilgi çekmiştir.
inşasında kırmızı toprak kullanıldığı için kızıl bir rengi vardır ve adı buradan gelir.
yabancı literatürde de Red Hall olarak geçer.

kızıl avlu, Roma İmparatorluğu zamanında, Akdeniz ve Ege kıyılarının Mısır medeniyetinin etkisi altındayken, yapılmıştır.
mısır tanrıları serapis, isis ve harpokrates’e adanmış bir tapınaktır aslında.
ancak hristiyanlık sonrası kiliseye çevrilmiştir. bugün ise, iki ünlü kulesinden biri cami olarak kullanılmaktadır ve tüm islam coğrafyasının en ilginç mimarili camilerinden biridir.
kubbesi örme taş işçiliğinin en özgün örneklerinden birinin ürünüdür ve halen ayaktadır.

Bergama’ya yaklaşık 40 km. uzaklıktaki bir ocaktan, elden ele taşınan tuğlalarla yapıldığı söylenen ve tarih boyunca üç inanışın mabedi olmuş yapı. mahşerin yedi kilisesinden birini temsil eder.

  

Her sene bir papaz gelir ve ayin yapılır ve bedava İncil dağıtılır gelenlere.
Çıkarılan tabletlerden yapılışı hakkında da bilgiye ulaşılmıştır.
Manisa/Salihli’den kızıl avlu’ya kadar köleler sıralanmış ve elden ele kızıl tuğlaları taşımışlardır ve aynı köleler yapımında rol üstlenmiştir.

    

    

    

    

Gerçekten de çok etkileyici bir yer. Restorasyon devam ediyor.

    

    

    

    

    

Kızıl Avlu’ dan sonra, eski Bergama Evlerinin olduğu sokaklara dalıyoruz.Yeni kurulan Bergama yerleşimi şehrin tamamen diğer tarafında.
Bergama’ da harika bir iş yapılmış. Eski şehir olduğu gibi korunurken, yeni yerleşim başka bir yerde gerçekleştirilmiş.

ALINTI:

Akropole giden yolun başında birbirinden güzel bakımlı ve karakteristik mimariye sahip Bergama evleri ilginç sokakları ve devam eden yaşantısı ile hem farklı bir gezi alanı oluştururken fotoğraf, resim, film gibi görsel sanatlara meraklı kişilere, kompozisyon zenginliği yaşamalarına sebep olacak olanaklar sunuyor. Genellikle daracık sokakların her iki yanına bitişik düzenli ve bir iki katlı olarak kesme, moloz taştan inşa edilen yığma evler Osmanlı-Türk yapılarının kültürünü, karakteristik özelliklerini yansıtıyorlar. Çıkmaz sokaklara da rastlanan mahallede geniş saçaklı alaturka kiremitli çatılar, kitabeli cephe süsleri ilginç motifli kapı tokmakları çarpıcı renkli cepheleriyle tiyatro sahnesi,film platosu hissi uyandırıyor. Ocak 2002 tarihi itibariyle Bazilika karşısında olmak üzere 21 yapının restorasyonu “sokak sağlıklaştırılması” projesi çerçevesinde Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun izni alınarak yapılıyor.

    

    

Bergama Kültür Sanat Vakfı’nın sitesinde bu evler ile ilgili geniş bilgi yer almaktadır.

Bergama’ da gördüğüm en ilginç şeylerden biri de bu akaryakıt istasyonu oldu.
Evlerin arasında, dükkanların sırasında, 2 pompalı bir istasyon burası. Küçücük bir işletme, yan tarafta da kahve var.

Bugünlük bu kadar, akropole çıkacak veya diğer yerleri gezecek zamanımız kalmadı. Allah’tan daha buralardayız.

İlgili Yazılar

Yorum Yaz