Çengelköy, Istanbul

SASALI – İZMİR DOĞAL YAŞAM PARKI

Hayatım boyunca hayvanat bahçelerini hep sevdim. Ama hayvanların kafeslere tıkılıp, kötü koşullarda olmalarından da nefret ettim.
Bazıları” Hayvanat bahçeleri kapatılmalı, hayvanların doğal ortamında olması gerek” diyorlar. Kimse esaretten yana değil ama, farklı türlerden hayvanları canlı olarak karşınızda görmek, onlar hakkında bilgi edinmek, seslerini duymak bambaşka bir şey diye düşünüyorum, hele de bir çocuk için. Dediğim gibi olabildiğince geniş alanlarda ve tertemiz bakılmaları koşulları altında.
Uzun zamandır görmek istediğim bir yer vardı.
Sasalı-İzmir Doğal Yaşam Parkı

  

Kendi sitelerinden bazı bilgiler aktararak, fotoğrafları yayınlayacağım.

1937 yılında Türkiye’nin ilk hayvanat bahçesi olarak Kültürpark içerisinde 18 dönüme kurulan Fuar Hayvanat Bahçesi, 2008 yılında Çiğli Sasalı’daki 425 dönümlük alanda Türkiye’nin ilk Doğal Yaşam Parkı’na dönüştürüldü.
Hayvanların kendileri için özel olarak doğal ortamlarındakine benzer hazırlanan barınaklarda özgürce yaşadığı, binlerce ağaç ve bitki çeşitliliği ile kentin ve kentlinin nefes aldığı Doğal Yaşam Parkı, kısa sürede İzmir’in cazibe merkezlerinden biri haline geldi.

İzmir Doğal Yaşam Parkı 425 bin metrekare alan üzerinde 125’den fazla türde 1500’e yakın hayvanı ve 250’den fazla bitki türünü bünyesinde barındırmaktadır. Hayvan sayıları ve çeşitliği artarken, ziyaretçilerin refahı ve özellikle çocukların eğitimleri konularında parkta yeni çalışmalar da yürütülüyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nin 11 Ocak 2010 tarihinde oybirliğiyle aldığı karar doğrultusunda İzmir Doğal Yaşam Parkı Avrupa Hayvanat Bahçeleri ve Akvaryumları Birliği’ne (EAZA)  adaylık başvurusunda bulundu. Geçirdiği inceleme denetlemelerden sonra 3 Nisan 2011 tarihinde EAZA’ya tam üye oldu. 41 ülkeden 345’i aşkın üyesi bulunan EAZA, biyoçeşitliliğin tehlike altında olduğuna ve her geçen gün canlı türlerinin tükendiğine dikkat çeken hayvan türlerinin korunması konusunda kampanyalar yürütüyor. EAZA üyeleri ekosistem ve habitat korumalarında aktif görevler alıyor.

Karavanı otoparka bırakıp, kişi başı 5.- olan giriş ücretini ödedikten sonra gezmeye başladık.
Bu arada köpeğimiz Bishop’ da arabada kaldı. Bütün bu tarz yerlerde olduğu gibi, içeriye evcil hayvan almıyorlar.

    

    

Ben bu hayvanlara bayıldım doğrusu.

Tamamı dışarıdan ağlarla izole edilmiş 3000 m2 alan içinde, ziyaretçilerin hayvanlarla hiç bir engelle karşılaşmadan dolaşabilecekleri bir alan oluşturulmuştur. Bu alan içinde yaratılan bitki örtüsü ve havuzu ile hem görsel olarak güzel hem de kanatlı hayvanların ideal yaşam ortamlarına yakın bir barınak meydana getirildi. İçinde ördek türleri, tavus kuşları, sülün türleri ve leylekler bulunan Kanatlı Barınağı’nda hayvanlar özgürce dolaşabilmektedir..

    

    

Tamamı birbirinden bağımsız olan barınaklarda develer için 4000 m2 yaban keçileri için 3000 m2 ve ceylanlar için 3500 m2.lik alanda doğal ortamlarına uygun barınaklar tasarlanmıştır.

  

Tamamı 2000 m2 olan, dört bitişik alanda kaya kartalları, baykuşlar, şahinler, kızıl şahinler ve kızıl akbabalar doğal ortamlarına yakın bir habitat içinde yaşamaktadırlar. Ayrıca bu alanda, yaralanmış, tedavileri yapılmış ancak yaban hayatta yaşama şansları olmayan yırtıcı kuşlar da barındırılmaktadır. Tedavisi tamamlananlar ise İl Çevre Orman Müdürlüğü’nün bilgisi dahilinde yaban hayata kazandırılmaktadır.

  

  

Tropik Merkez’de yaşayan Halka Kuyruklu Lemurlar, 2012 yılı Şubat ayı başından bu yana, Maymun Adası karşısında yapımı gerçekleşen 820 m2lik yeni barınaklarında yaşamlarını sürdürüyor.

 Hayatımda en sevdiğim hayvan lemurdur, hep bir lemurum olsun istemişimdir.
  
6600 m2 toplam açık alan içinde oluşturulan adacıklarda Velvet maymunları, siyah makaklar ve mona maymunları barındırılmaktadır. Maymun adaları su ile çevrili olup içinde hoş vakit geçirebilecekleri tırmanma ve oynama alanları mevcuttur. Hayvanları için toplam 134 m2 kapalı alan yapılmış olup, uygun olmayan hava koşullarında kapalı bölümlere alınmaktadırlar.
    
    
 Nesilleri tehlikede olan Asya fillerinden Begümcan ve Winner ile Türkiye’de doğan ilk fil olan İzmir, İzmir Doğal Yaşam Parkı’nda görülebilirler. Parkta filler için 15.000 m2 açık ve 550 m2 kapalı alan ayrılmıştır.
Yıllarca Fuar Hayvanat Bahçesi’nde yaşayan ve 2007’de hayatını kaybeden Pak Bahadur için oluşturulan anıt mezarda Asya filleri barınağının karşısında görülebilir.  Tamamı kapalı 2345 m2 merkezde, özel ısıtma ve nemlendirme sağlanarak tropik yağmur ormanlarının koşulları oluşturulmuştur.
Tropik Merkez’de sürüngenler, timsahlar, kaplumbağalar, papağanlar, koi balıkları, marmosetler ve meyve yarasaları ile tropik bitkiler bulunmaktadır..
    
    
    
Kaplan, Aslan, Puma için üç ayrı açık alan ve bir adet’te kapalı alan bulunmaktadır. Kaplan için 3600 m2, aslan için 3550 m2, puma için ise 2000 m2 açık alan ve 277 m2 kapalı alan oluşturulmuştur..
Dış barınakların kenarlarında göletler meydana getirildi. Açık alanlarda ise kayalık ve yükseltiler yaratılarak, hayvanların doğal ortamlarına yakın habitatların oluşturulması amaçlanmıştır.
Gezi güzergahı üzerinde oluşturulan özel bölgelerdeki cam duvarlar ile Doğal Yaşam Parkı ziyaretçilerinin hayvanları daha yakından izleyebilmeleri de sağlanmıştır.
    
Vaktin nasıl geçtiğini anlamadık bile.

Sabah girdiğimiz yerden, kapılar kapanırken ayrılıyoruz.

Dediğim gibi ben bu kadar fazla hayvanı böyle bakımlı ve özenle işletilen bir yerde görmekten keyif aldım. Sasalı Hayvanat bahçesi, Avrupada bir çok ülkede gördüğüm parklardan daha medeni idi.

Demek ki istenirse Türkiye de de güzel şeyler yapılabiliyormuş.

    
Gece, bu kadar farklı türden hayvan ile aynı ortamı soluyarak geçti. Bu tıpkı vahşi bir ormanda gecelemek gibiydi.  Güzel bir kahvaltının ardından tekrar yollara düşüyoruz.

Tekrar görüşmek üzere Sasalı…….

 

Yorum Yaz