Çengelköy, Istanbul

KOZAK YAYLASI

Uzun zamandır kendimize yaşayacak bir yer arıyoruz biliyorsunuz.
Bu iş için de sürekli seyahat ediyoruz.

En son Kozak yaylasından bahsettiler.
Biraz İnternetten ve tanıdıklardan soruşturdum.

Hala bakir gibi gözüküyor. Görelim bakalım şurayı……

Kozak yaylası Bergama ile Ayvalık’ın arasında.

İşte EKŞİ SÖZLÜK’ ten Kozak Yaylasını tanımlayan cümleler…………

Türkiye’nin çam fıstığı bölgesidir. Ayvalık’a İstanbul tarafından gelmeden 15 km önce ayrılan bir yoldan ulaşılır. yola devam edilirse kendinizi Bergama’da bulursunuz. Kozak adı bir yerleşim bölgesini değil bir bölgeyi tanımlar. halkı Yörük kökenlidir. çaya bile çam fıstığı katarlar.

Bergama’nın bir koyudur Kozak ..köylüler geçimini fıstık çamlarından karşılarlar.
Kozak yaylası müthiş bir oksijen deposudur. küçüklüğümden beri baharda pazar günlerinin vazgeçilmez mekanı olmuştur…bir de kışın kar yağar ara sıra (bölgedeki hemen hemen en yüksek yerdir çünkü) eğer Bergama Ayvalık arası seyahat ediyorsanız kavşaklı yolları olmasına ve çok daha uzun sürmesine rağmen oradan geçmenizi tavsiye ederim…köylüler çok cana yakındır..hmmm  Kozak köylüleri elma yanaklarıyla tanınır o bölgede ayrıca:)

ayrıca muhteşem irilikte ve lezzette üzümlerin yetiştirildiği üzüm bağları ve bu üzümlerden yapılan şarap ve pekmez, buranın diğer söz edilmesi gereken özellikleridir.

çok mükemmel bir yol sunar Bergama’dan Ayvalığa gidenler için. yükselti 700 m. ye kadar çıkar.
Kozak yaylasında kozak adı altında geçen 16 adet köy vardır. en büyük köy Yukarıbey’dir.

Kozak, İzmir Bergama yöresinde bir bölgedir. Yöre halkı arasında Bergama ile Çanakkale arasındaki köylere Kozak Köyleri denir. Bu köyler; Okçular, Bağyüzü, Yukarıbey, Karaveliler, Kıranlı, Çamavlu, Güneşli (Tekke), Göbeller, Terzihaliller, Kaplan, Hacıhamzalar, Aşağıcuma, Aşağıbey, Hisarköy, Ayvalar, Yukarıcuma, Demircidere gibi köylerin topluluğundan oluşan bölgedir.Fıstık çamları ile kaplı olan bu yörenin Kozak adını almasının nedeni bitki örtüsünden dolayıdır. Çam ağaçlarının fıstık meyvesi taşıyan yumrusuna kozalak denir. Ege denizi ve çevresindeki yeryüzü oluşumu içinde başkalaşım geçirmiş, yer kabuğu jeolojik tarih çizgisinde ilk önce ortaya çıkmış yaşlı bir coğrafya kesimidir. Bergama’nın kuzey batısında olup doğusunda bulunan Madra dağının Maya tepesi 1344 metreye kadar yükselir. Ancak kozak köylerinin bulunduğu yayla ortalama 500 m. civarındadır.Akdeniz iklimi soluyan bu bölge yaygın granit topraklarda 700 metreye kadar çam ormanları ile kaplıdır. Yüksek kesimlerden batıya bakıldığında Ege denizi ve Midilli adası görülebilir. Bölgede bulunan Okçular Köyü denize sadece 25 km uzaklıktadır. Bu bölgenin büyük kısmının geçimini sağlayan fıstık çamı 15.000 hektarın üzerinde yer kaplamakta ve bölge ekonomisinin %60 ını sağlamaktadır. Diğer gelirler %40 dilim ise hayvancılık, granit işletmeleri, üzüm vb.Bergama Krallığı döneminden beri fıstık çamı üreten bir yayladır kısaca. Kozak’ta eskiden her köyde halı dokunurken günümüzde bu gelenek 15 köyden yalnızca Karaveliler, Kıranlı, Çamavlu, Güneşli (Tekke), Terzihaliller, Yukarıcuma ve Hacıhamzalar Köyleri’nde sürdürülmektedir…

Yani çok geniş bir alana bakmaya gidiyoruz demektir bu……..

    

Bergama’ ya ulaştığımızda çok acıkmıştık. Ama günlerden pazar olduğu için turistik yerler dışında açık bir yer bulamıyoruz.

Madra Dağı’ na doğru tırmanmaya devam etmeye  karar veriyoruz.

    

    

Geçtiğimiz yerler çok hoş. İnanılmaz bir dinginlik hissediyorum burada. Yola çıkmadan önce buradan bir emlakçı ile görüşmüştüm. İncecikler köyünün girişinde buluşmak üzere sözleşiyoruz.

Ama ne yazık ki uzun zaman beklememize rağmen emlakçı gelemiyor.

Yola devam ediyoruz. Biraz sonra karşımıza bir mesire yeri çıkıyor. Yukarıbey Köyünde, Kozak Yaşam Vadisi burası.

  

    

Çok geniş bir araziye yayılmış bir tesiste, bir aile işletmesi burası. Bir otobüs dolusu da turist var.

Eyvah çok kalabalık, aç kalacağız derken, çok hızlı bir servis ile karşılaşıyoruz. Tüm aile çok güleryüzlü.
Burada patlıcanları bütün bütün kızartıyorlar.

 Her şey çok lezzetli. Yemeğin üzerine kozak ağdası denilen bir tatlı getiriyorlar. Çam fıstığı ile yapılmış. 25.- gibi bir fiyat ödüyoruz.
    
Bahçesine 4 adet minicik ahşap ev kondurmuşlar. Konaklamak isteyenler için açıyorlar.
Geçtiğimiz her yerde doğanın yapısından kaynaklanan çok büyük granit taşlar var.
      
Hakan’ın yeri denilen bir yerde buluşmak için, başka bir emlakçı ile telefonlaşıyoruz.
 Yaklaşık 4′ er bardak çaydan ve neredeyse bir paket sigaradan sonra, emlakçı geliyor.

Ne yapmak istediğimizi, nasıl bir yer aradığımızı anlatıyoruz.
Arabaya atlayıp, fikir sahibi olmak için, emlakçının göstereceği satılık olan yerleri gezmeye başlıyoruz.

    
    
 Bölgeye ve doğasına bayılıyoruz. Ama bize gösterilen araziler metrekare olarak çok büyük. 40 dönüm-60 dönüm gibi yerler. Bu büyüklükteki yerler ile baş edemeyeceğimizi, bizim en fazla 20 dönüme kadar bir yer istediğimizi tekrar anlatıyoruz.

Telefonlarımızı bırakıp, yaz sonuna kadar vakti olduğunu, bizim için uygun bir yer bulursa aramasını, atlayıp hemen gelebileceğimizi söylüyoruz.

Dönüşte bir virajı dönerken, bir tabela dikkatimi çekiyor. Yaklaşık 2 km. kadar, açılmış bir toprak yoldan gidiyorsunuz ve karşınıza aşağıdaki evler çıkıyor.

Çorak bir arazide yapılmış 6-7 adet villa. İnsan hem böyle bir yerde yaşamayı tercih edip, hem de niye bir site mantığında yaşamak ister anlamadım doğrusu.

  
Yola devam ediyoruz.

   
Su içmek için yapılmış bir hayratta mola veriyoruz.
Kaz Dağlarının tam karşısındayız.

Muhteşem bir manzara…….

    
Bu hafta da buraları gördük ve çok beğendik.

Gece konaklamak için Ayvalık’a dönüyoruz. 50 tane civarı midye yiyoruz ayaküstü 🙂

  
Artık evimize dönme vakti…………….

Ama tekrar Kozak Yaylası’ na geleceğimize eminim.

Aklım buralarda kaldı çünkü… 

İlgili Yazılar

Yorum Yaz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.