Çengelköy, Istanbul

KÜDÜR’E SON ZİYARET

Kamptan ayrılıp, Yalıkavak’a taşınalı 3 gün oldu. İkimiz de deli gibi özledik.
Bir daha gidip görmeme kararımıza rağmen, dayanamadık.

Bir sabah şişme yatağımızı arabamıza koyduk, yoldan yiyecek-içecek bir şeyler aldık

Neyle karşılaşacağımız konusunda hiç bir fikrimiz yoktu. Gelen birileri olmuş mudur? Her şey bıraktığımız gibi mi duruyordur ?

veeee işte yine Küdür’deyiz.

    

Kamp yerinden geriye hiç bir iz kalmamış.

Adımızı kazıdığımız taş hariç, her şeyi almışlar. Çamaşır iplerini bile sökmüşler. Ocağımızın taşları sağa sola atılmış. Sanki daha 3 gün önce biz burada yaşamıyormuşuz gibi yok olmuş izler.

Hem hüzünlendik, hem de yine yalnızız diye sevindik.

Hemen arabadan yatağı çıkarıp şişirdik.

Bu sefer 130X190 ebatlarında bir evimiz olduğunu varsaydık. Aldığımız yiyecek-içecekleri, sigaralarımızı, kitaplarımızı, maske ve şnorkellerimizi, havlularımızı şişirdiğimiz yatağın üzerine koyup suya açıldık.

Tam 3 gün de böyle geçirdik. Her sabah oraya gelip, aynı şekilde denize girdik.
Sonunda yatağımız da patladı.    

Üzerine uzanacağımız bir örtü halini aldı. Yan yana yatıp sigaralarımızı içerken, burada geçirdiğimiz günleri konuştuk.
Buraya gelmeden önce ben cırcır böceklerinin neye benzediğini bilmezdim. Burada gördüm.

Bu ağaca astığım cibinliğin altında geçirdiğim saatleri düşündüm.

    

Konuşmalar ikimizi de hüzünlendirmeye başlayınca, artık buraya gelmemeye karar verdik.

Bu koya bir daha teknemizle gelmek dileğiyle, her şeye veda ettik.

İlgili Yazılar

Yorum Yaz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.