Çengelköy, Istanbul

PAMUCAK

Sabah kahvaltıdan sonra yollardayız.

Yol üstünde Yoncaköy diye bir yere geldik.

    

Çok güzel ve izole bir yere benziyor. Küçücük bir yerleşim yeri ama insan eliyle yapılmış, her şey çok düzenli.

Site gibi bir yerin içine girip bir emlakçı buluyoruz. Amacımız buralardaki arazi fiyatlarını öğrenmek.

Bizi,  10  km. uzakta, dağda Gölova diye bir yere götürdü. Burası Menderes’ e bağlı bir Yörük köyü. 7 dönümlük bir araziye 200.000.- istiyorlar.

Çok güzel ama bizim istediğimiz bu değil.

Açıkçası nasıl bir yer istediğimizi biz de bilmiyoruz sadece görünce tanıyacağımızı düşünüyoruz.

Yola devam. Yağmur başlıyor. Ana yolun dışında, tarlaların arasından gidiyoruz.

Karavan ile off road yapmak bu.

    

 

Bazı yerlerden geçerken,- en azından benim- yüreğim ağzıma geliyor.

Nihayet çok geniş bir kumsaldayız. Burası Pamucak.

    

Yazın nasıl olur bilmiyorum ama, şu anda harika gözüküyor. Uçsuz bucaksız kum ve deniz sadece. Yerleşimin başlangıç yerinde ise market gibi bir yer var.

    

Yolda bir tarladan- göz hakkı olarak– bir lahana koparmıştık. Bu market-büfe yerin mutfağında yeşilliklerimizi yıkıyoruz. Sonra çizmelerimizi giyip sahilde yürüyüşe çıkıyoruz.

    

Köpeğimiz Bishop’ da bayılıyor buraya, saatlerce bu harika kumsalda deliler gibi koşturuyor.

Karavana dönüyorum. Yemeğin pişmesi gerek. Masa hazırlayacağım daha. ( Aman ne zor iş!) 🙂

    

Sevgilim de kumlara bulanmış bir şekilde leş gibi bir hale gelmiş olan Bishop’ u büfenin bahçesindeki muslukta yıkamaya gidiyor. Bu şekilde karavana binmesine imkan yok, bütün tüylerinin arası kum dolu.

 İşte her şey yoluna girdi.

Kalacak harika bir yerimiz var, yemeğimiz pişti, köpeğimiz ve biz banyo yaptık.

Artık birer kadeh içki ve keyifli bir sohbet eşliğinde geceye hazırız.

 

Yorum Yaz