Çengelköy, Istanbul

PAMUKKALE-HIERAPOLIS

Pamukkale’ ye gece geç saatlerde ulaştık. Hemen meydandaki otoparka 5.- verip yerleştik.

Sabah kahvaltıdan sonra, Pamukkale’ yi gezmek için hazırlandık. Yanımıza havlu ve mayo da aldık. Niyetimiz Antik havuzda yüzmek.

Görevlilere sorduğumuz da eğer çok yürümek istemiyorsak, kente güney kapısından giriş yapmamızı önerdiler. Karavan ile gitmeye karar verdik.

İlk şoku güney kapısında yaşadık. Aşağı kapıda 5.- olan otopark ücreti, burada birden 30.- ya çıktı. Karavanlara, kamyon muamelesi yapıyorlar.

Girişte kişi başı 50.- ödedik. Yürümek istemezseniz Antik kenti küçük arabalar kiralayarak dolaşabiliyorsunuz.

Balon ile gezmek ise 100 €.

 

Hemen girişte Antik Havuz yer alıyor. Antik Havuza girmek için de kişi başı 50₺ ödemek gerekiyor. Ayrıca bu bölümde resim çekmek de yasaklanmış. Daha doğrusu fotoğraf bölümünü özel kişilere ihale etmişler. Suyun içindeki bu adamlar, isteyenlerin resimlerini çekiyor. Antik havuza girmek için soyunma dolaplarını kullanıyorsanız 10₺ daha ödemeniz gerekiyor.

Doğrusu hem bu durum canımızı sıktı, hem de su çok temiz gözükmüyordu.

      

 

Önce Antik kenti gezmeye karar verdik.

“Pamukkale-Hierapolis antik kenti, geç Helenistik çağı ve erken Hiristiyanlık dönemlerine ait kalıntılar içeren ve bugüne kadar ulaşan en çarpıcı yerlerden biri. Denizli’ ye 2 km. uzaklıkta bulunan bu alan , Çal dağı’ nın güney eteklerinden gelen, kalsiyum oksit içeren suların oluşturduğu görkemli beyaz travertenler ve çeşitli rahatsızlıklara iyi geldiğine inanılan şifalı suları ile ünlü bir yer.

Antik kentin M.Ö. II. yüzyılda Bergama krallarından II. Eumenes tarafından kurulduğu, adını ise Bergama’nın kurucusu Telephos’un eşi Heira’dan aldığı sanılıyor. Metal ve taş işlemeciliği, dokuma kumaşları ile ünlü olan kent, Büyük Konstantin döneminde Frigya bölgesinin başkentliğini yapmış, Bizans döneminde Piskoposluk merkezi olmuş. Bu özellikleri ile alan UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alıyor.”

      

 

      

 

Travertenleri gezmek için-içinde yürümek için en azından şort  giymek gerekiyor- tekrar girişe döndük.

Ücretsiz olan soyunma kabinlerinde üstümüzü değiştirdikten sonra, girişteki emanet kasalardan birini 5₺ karşılığı kiralayarak çantalarımızı bıraktık.

      

 

“Travertenlerin olduğu yerde, Termal su kaynaktan çıktıktan sonra, 320 m uzunluğunda bir kanal ile traverten başına gelmekte ve buradan, 60-70 m.lik kısmi çökelmenin olduğu traverten katlarına dökülmekte ve ortalama 240-300 m. yol kat etmekte.

Kaynaktan çıkan  36,5 derece sıcaklığındaki, içinde yüksek miktarda Kalsiyum Hidrokarbonat bulunan suyun, havadaki oksijen ile olan teması sırasında Karbondioksit ve Karbon monoksit uçarak kalsiyum karbonat çökelmekte ve traverten oluşumuna sebep olmakta.”

Ayakkabı ve t-shirtlerimizi bankların yanına bıraktık.

Su genelde soğuk ama, yüzenler de var.

      

 

Akşam üzeri karavanımıza binmek üzere, otoparka giderken, keyifli bir gün daha geçirmenin mutluluğunu yaşıyorduk.

Yorumlar (2)

her yerde olduğu gibi pamukkale’de de rantçılık almış başını gidiyor 🙂

Yorum Yaz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.