Çengelköy, Istanbul

SARSALA

Dalaman da bir arkadaşımızın kapısının önündeyiz.
Siyah bir köpek hemen kendisini ” bizim köpeğimiz” ilan ediyor.

  

Birkaç gün buralardayız. Elektriğe bağlanıyoruz. Sularımızı dolduruyoruz.
Gündüzleri ev yaşamı, akşamları ise “karavan otel” şeklinde birlikte keyifli günler geçirmeye başlıyoruz.

Sevgilim kendisine bir dalış bıçağı almak istiyor. Sabah Dalaman’ da bu malzemeleri satan mağazada, bıçaklara bakarken, içeriye biri giriyor.
“Elinde çok az kullandığı bir dalış kıyafeti olduğunu, şu aralar biraz sıkışık olduğunu ve satılmak üzere konsinye bırakmak istediğini” söylüyor.
Konuşmalara kulak misafiri olan sevgilim, kıyafetin kendisine uygun olduğunu görünce satın alıyor.
Bunu yazmamın nedeni, her şey kısmetle ilgili.
Biz 2-3 günlüğüne Dalaman’ a geliyoruz ve o saatte sevgilim o dükkana giriyor. Eğer satan kişi ile karşılaşmasalar, ne dükkan sahibi bu konudan bahsedecek, ne de sevgilim bir dalış kıyafeti soracak.

Dedim ya her şey kısmet.
Bugün hep beraber Sarsala‘ ya gideceğiz. İlk defa karavanda 4 kişi olacağız.

  

Sarsala’ da karavanla içeriye giremiyorsunuz. Otoparkta bırakmak gerekiyor.
Etrafta kimse olmamasına rağmen girmemize izin vermiyorlar.

Denize giriyorum ama çıkınca biraz üşüdüm açıkçası. Hava rüzgarlı olmasına rağmen etrafta çok fazla arı var.
Bu yüzden yemeği içeride yemeğe karar veriyoruz. 4 kişi  masamıza çok rahat sığabildiğimizi görüyoruz.

    

Dönüş boyunca manzara olağanüstü- Sarsala Dalaman arası- Yol kenarında durup fotoğraf çekiyoruz.

Kocagöl çok güzeldi. Görüntü adeta masallardan fırlamış gibiydi.

Arkadaşlarla olmak çok güzeldi ama, yarın sabah yine yola çıkıyoruz.

 

İlgili Yazılar

Yorum Yaz