Çengelköy, Istanbul

TARLANIN ORTASINDA BİR KARAVAN

Bugün fark ettim ki, İstanbul’daki evden Nisan ayında ayrılmışız.

Seçimlerde oy kullanmak için yaptığımız bir kaç günlük bir İstanbul yolculuğu haricinde, bu sürenin neredeyse tamamını Kozak yaylasında, bir tarlada, karavanda yaşayarak geçirmişiz.

Bütün arkadaşlarımız bize, ” bu köyün içinde bile olmayan arazide” ne yaptığımızı soruyor.

“Hiç sıkılmıyor musunuz? Zaman nasıl geçiyor?”gibi sorular ile sürekli karşılaşıyoruz.

Bugün bu sorulara, yaşantımızdan fotoğraflar ile cevap vermek istedim.

Kozak’ ta güneş muhteşem doğar. Güne mutlulukla başlarız.

Dağlarda sis olduğu zaman ise manzara başka güzeldir.

Yakındaki köye yürüyerek ekmeğimizi, sigaramızı, eksiklerimizi alırız.

Dönüşte kahvaltı için, genellikle eşim harika sandviçler hazırlar.

Bunlar olurken komşularımız veya çalışanlar mutlaka yumurta, süt, yoğurt, yeşillik gibi bir şeyler getirirler, veya biz çıkıp tarlalardan yiyecek otlar, meyveler toplarız.

Gün içinde mutlaka yapacak işlerimiz vardır. Kozalaklar toplanır, yollar düzeltilir, odunlar bir yere istiflenir, tarla sulamaları döşenir.

Davetli ya da davetsiz etrafımız hayvanlar ile doludur.

Enerji için karavanımız sürekli güneş altında kalmak zorunda.

İşimiz bittiğinde bazen güneşlenir, bazen kitap okuruz, bazen de iddialı tavla maçları yaparız.

Akşamları oldukça serin olduğundan genellikle ateş yakarız.

Akşam üzeri içkisi ve yemek faslı en keyifli zamanlarımız.

Gece yıldızların altında oturup, ormanın sesini dinlemek ise anlatılamaz bence.

Bütün bunların dışında, temizlik yaparız, çamaşır yıkarız, misafir ağırlarız.

4-5 günde bir tuvaletimizi boşaltmak ve kullanma suyumuzu doldurmak için yerimizden kalkarız.

Buralarda yağmur bile bir başka yağar, toprağın kokusu inanılmazdır.

Değişiklik istediğimizde ise ya Ayvalık’a ya da Dikili’ ye gideriz.

Karavanda bulunan tek süslü kıyafetimizi giyerek düğünlere katıldığımız bile olur.

Yani bütün bu anlattıklarımın ışığında, değil sıkılmak, ne zaman akşam oldu anlamıyoruz bile

.Günler su gibi akıp gidiyor…..

Kozak’ ta sıkılmak mümkün değil….

İlgili Yazılar

Yorumlar (10)

(Akşam üzeri içkisi ve yemek faslı en keyifli zamanlarımız)
Dediğiniz anlarınız süper birde yıldızların altında ormanın sesini dinlemek harika bir duygu olmalı yaşamak lazım anlatmakla olmaz 🙂
Allahım neşenizi ve gülüşünüzü eksik etmesin.

Hasan İlhami Aygör

Daha ne olsun… Doğa ile başbaşa olmak yeter de artar bile, keyfiniz neşeniz bol olsun efendim

Lapseki ye de uğradınız mı ?

İstanbul yolculukları sırasında uğruyoruz

yazılarınızı uzun zamandır takip ediyorum. bu sene kozak’a gelme şansımız oldu. doğasına hayran kaldık. gözlerim karavaninizi aradı. görseydim mutlaka bir selam vermek isterdim. harika bir karar verip hayalimdeki hayatı yaşıyorsunuz. şimdilik orada yaşama imkanımız olmasa da kozak köylerinde küçük de olsa bir yerimiz olsun istiyoruz. sanırım bu amaçla çokça insan size yazmıştır. ama aklınızın bir köşesinde olsun. belki kaderde komşu olmak vardır. sağlıklı mutlu huzurlu günler dilerim.

Öncelikle ilginiz için çok teşekkür ederim. Acaba nasıl ve kaç dönüm yer arıyorsunuz? Bunun için bütçeniz nedir? Mesela tam karşımızda sanırım 9,5 dönüm kadar bir yer var. Fiyat olarak da 140.000.- 150.000.- civarında bir rakam istiyorlar.Eğer ilginizi çekerse telefonlarını iletirim size.

Harikasınız.Gıpta ettim.Güzel günler dilerim.

Yorum Yaz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.